Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Final Soruları 2011 (Burak Öztürk)

0
6082

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Final Soruları 2011 (Burak Öztürk)

AÇIKLAMA:Aşağıda, sınavda sorulan sorular ve yanıtlarına yer verilmektedir. Bu yanıtlar, ideal bir cevapkâğıdında yer alması mümkün yanıtlar olup, öğrencilerin bütünleme sınavına hazırlanmalarınıkolaylaştırma amacına dönük olarak hazırlanmışlardır. Bununla birlikte cevap kâğıtlarıdeğerlendirilirken, aşağıda yer verilen ifadeler ölçü olarak alınmamış; soru yanıtlanırkendeğinilmesi gerekli olan kavramların doğru biçimde kullanılıp kullanılmadığı esas tutulmuştur.Özetle, bu metnin puanlamanın ayrıntılı olarak anlaşılmasını sağlayacak bir yanıt anahtarı gibi
görülmesi mümkün değildir.

OLAY I

İçişleri Bakanlığının 24.04.2012 tarih ve 11085 sayılı Genelgesi ile “idarede bütünlük ve
hizmetlerde sürekliliğin sağlanması, kamu menfaatinin korunması amacıyla”, belirli illerdeki bütünbelde belediyelerinin “yeni personel istihdamı (…) ile ilgili işlemlerini valilik onayı ile yapacakları”öngörülmektedir.12.05.2012 tarihinde, avukat (A) ile Genelge’de belirlenen illerden birinde bulunan (X)Belediyesi arasında, (A)’nın Belediyenin Hukuk İşleri Müdürlüğünde avukat olarak istihdamedilmesine ilişkin bir yıllık sözleşme imzalanmış; ancak ilgili Valilik, anılan Genelge uyarınca busözleşmeyi onaylamadığını Belediyeye bildirmiştir.Valiliğin bildirimi üzerine göreve başlayamayan (A), valiliğe açıkça kanunda tanınmamış olanonama yetkisinin yasal dayanaktan yoksun olduğu ve genelge ile öngörülemeyeceği görüşündedir. Bukonuda düşüncesini sorduğu arkadaşı (B) ise, valiliklere genelge ile tanınan yetkinin Anayasa’daifadesini bulan idarenin bütünlüğü ilkesine dayandığını ve hukuka uygun olduğunu söylemiştir.Bu arada çeşitli belediyelerin Genelge hakkındaki şikâyetlerinin basına yansıması üzerinekonu ile ilgilenen Başbakan, bu şikâyetlere hak vermiş ve İçişleri Bakanlığı Genelgesi’nin kimihükümlerinde düzeltme ve değişiklikler yapmıştır.

İlgili Mevzuat:

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 46 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, “Belediye vebağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi,bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat,mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire,veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ileçalıştırılabilir (…)”.

Sorular:

1. İçişleri Bakanlığı Genelgesi’ni idari işlem kuramı açısından niteleyerek idari yargıda iptaldavasına konu edilip edilemeyeceğini değerlendiriniz (10 puan).

İdari işlemlerin maddi tasnifi yönünden, soyut ve genel kural koyan, bir kez uygulanmaklatükenmeyen işlemler düzenleyici işlem (kural işlem) olarak adlandırılır. İçişleri BakanlığıGenelgesi, belediyelerin yeni personel istihdamına ilişkin işlemlerini valilik onayına tâbiolmasını öngören bir kural getirdiğinden düzenleyici işlem niteliğindedir (4 puan).

İdari işlemlerin şekli tasnifi yönünden, bir tek idari merciin irade açıklaması ile oluşan
işlemler basit işlemlerdir. Genelge de İçişleri Bakanı tarafından tesis edildiği için, basit
işlem sayılır (2 puan).

Bir idari işlemin iptal davasına konu edilip edilemeyeceği, icraîlik özelliği ile ilgilidir.
İlgilisi üzerinde hukuki sonuç doğuran işlemler icraî olup, iptal davasına konu
edilebilirler. Somut olaydaki Genelge, kimi işlemlerini valilik onayına tâbi kılmak suretiyle belediyelerin hukuki durumunda değişiklik yarattığı için icraî bir işlemdir ve iptal davasına konu edilebilir (4 puan).

2. (A) ile (X) Belediyesi arasında imzalanan 12.05.2012 tarihli sözleşmenin niteliği nedir?Açıklayınız (15 puan)

12.05.2012 tarihli sözleşme bir idari sözleşmedir. İdari sözleşmeler, taraflarından en az
birisi idare olup konusu bir kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin bulunan ve özel hukukuaşan hükümler içeren sözleşmelerdir. Somut olayda yapılan sözleşme de, (A)’nın belediyetarafından yürütülen kamu hizmetine personel sıfatıyla dolaylı katılımını içeren bir idarihizmet sözleşmesidir.

Not: Bu sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi ya da imtiyaz sözleşmesi niteliğinde olduğu
yanıtını veren öğrencilere bu sroudan hiç puan verilmemiştir.

3. (A) ile (B) arasındaki tartışmayı, Genelge ile valiliklere tanınan onay yetkisinin niteliğinide belirterek değerlendiriniz (15 puan).

Genelge ile valiliklere tanınan onay yetkisinin, idari vesayet yetkisinin bir görünümü
olduğu düşünülebilir. İdari vesayet, merkezi idare ile yerinden yönetimler (ya da biri
diğerine göre merkez konumunda bulunan birden çok kamu tüzel kişisi) arasında idareninbütünlüğünü sağlamak amacıyla kurulan ilişkidir. Anayasa’nın 127/5 maddesinde,merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki vesayet ilişkisi düzenlenmiş olup, vesayetyetkisinin kanunda öngörülen usul ve esaslar dairesinde kullanılabileceği hükmebağlanmıştır. Dolayısıyla merkezi idare içerisinde yer alan valiliklere belediyelerin kimiişlemleri üzerinde onay yetkisi tanınması, ancak kanunda öngörüldüğü takdirdemümkündür; böyle bir yetkinin Genelge ile tanınmasına olanak yoktur.Vesayet yetkisi, Anayasa’nın 123 üncü maddesi ile öngörülen idarenin bütünlüğü ilkesinisağlamanın bir aracı olmakla birlikte, sadece bu ilkeden hareketle vesayet yetkisininkanunla öngörülmesine gerek olmadığı sonucuna varılamaz.

4. Başbakan ile İçişleri Bakanı arasında idare hukuku açısından ne tür bir ilişki vardır? Builişki çerçevesinde Başbakanın Genelge’de değişiklik ve düzeltme yapıp yapamayacağınıtartışınız (15 puan).

Her ikisi de merkezi idare içerisinde yer alan Başbakan ve İçişleri Bakanı arasındaki
ilişkinin niteliği, hiyerarşi kavramı üzerinden tartışılmalıdır. Hiyerarşi, bir kamu tüzel
kişisinin birimlerinin ast-üst ilişkisi içerisinde sıralanmasını ifade etmekte olup, bu ilişki
içerisinde üstün ast üzerinde sahip olduğu yetkiler de hiyerarşi kavramı ile
karşılanmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında, Başbakan’ın İçişleri Bakanı’nın hiyerarşik üstü olup olmadığınıbelirlemek için Anayasa’nın 109 ve 112 nci maddelerinin incelenmesi gerekmektedir.
Buna ga. Anılan maddeler uyarınca, Başbakan’ın bakanların görevlerini Anayasa’ya ve
kanunlara uygun olarak yürütmelerini gözetmek ve düzeltici önlemleri alma yetkisine
sahip olması ve bakanların görevlerine gerektiğinde Başbakan’ın önerisi ile
Cumhurbaşkanı tarafından son verilebilmesi, 1982 Anayasası’nda başbakan ile
bakanlar arasında bir hiyerarşi ilişkisi yaratıldığını göstermektedir. Hiyerarşi yetkisi,
üste astın işlemlerini değiştirme ve düzeltme olanağı tanıdığı için, Başbakan
Genelge’de değişiklik ve düzeltme yapabilir.

b. Her ne kadar anılan maddelerde Başbakan’a bakanların görevlerinin Anayasa’ya ve
kanunlara uygun olarak yerine getirilmesi amacıyla düzeltici önlemler alma yetkisi
tanınmışsa da, bu önlemler yürütme organının siyasal faaliyetine (dar anlamda
yürütme faaliyetine) ilişkin olup, idare hukuku anlamında bir hiyerarşi ilişkisine
kaynaklık edemez. Yine bakanların görevlerine gerektiğinde Başbakan’ın önerisi ile Cumhurbaşkanı tarafından son verilebilmesi, Başbakan’ın bakanların işlemleri üzerinde hiyerarşi yetkisine sahip olduğunu göstermez. Bu nedenle, Başbakan ile bakanlar arasında bir hiyerarşi ilişkisi mevcut olmadığından, Başbakan’ın Genelgede değişiklik veya düzeltme yapması mümkün değildir.

Not: (a) ve (b) seçeneklerinde belirtilen yanıtlardan herhangi biri, kendi içinde tutarlı
olmak kaydıyla geçerli ve tam cevap olarak kabul edilmiş ve buna göre puanlandırılmıştır.Buna karşılık, Başbakan ile İçişleri Bakanı arasında vesayet ilişkisi olduğu yanıtını veren öğrencilere bu sorudan hiç puan verilmemiştir. öre, soru iki yönde yanıtlanabilir:

OLAY II

Elektronik haberleşme hizmetleri alanında faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olan (D)Şirketi, sabit telefon hizmeti sunmak için 10.03.2012 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişimKurumuna başvurmuş; 02.05.2012 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararıyla, sabit telefonhizmeti sunmak üzere kullanım hakkı verilmesi suretiyle yetkilendirilmiştir.

İlgili Mevzuat:

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 4 üncü maddesinde yetkilendirme,
“Elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulması ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlanmasınıteminen şirketlerin, Kurum nezdinde kayıtlanmasını veya kayıtlanmasıyla birlikte bu şirketlereelektronik haberleşme hizmetlerine özel, belirli hak ve yükümlülükler verilmesi” olarak tanımlanmıştır.Aynı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca,

1) Yetkilendirme, bildirim veya kullanım hakkının verilmesi yoluyla yapılır.
2) Elektronik haberleşme hizmeti sunmak ve/veya şebekesi veya alt yapısı kurup işletmek
isteyen şirketler faaliyete başlamadan önce Kurum düzenlemeleri çerçevesinde
Kuruma bildirimde bulunurlar.
3) Kuruma bildirimde bulunan şirketler, (…) kaynak tahsisine ihtiyaç duyuyorlar ise
Kurumdan kullanım hakkı alınması kaydıyla yetkilendirilirler.
4) Kurum, kullanım hakkı verilmesinin gerektiği elektronik haberleşme hizmetlerini ve bu
hizmetlere ilişkin kullanım hakkı sayısının sınırlandırılmasının gerekip gerekmediğini
tespit eder.
5) Kullanım hakkı sayısının sınırlandırılmasının gerekmediği tespit edilen elektronik
haberleşme hizmetleri için usulüne uygun başvuruyu müteakip 30 gün içerisinde
Kurumca kullanım hakkı verilir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yapılan düzenlemeler uyarınca sabit telefon
hizmeti, kullanım hakkı sayısının sınırlandırılması gerekmeyen elektronik haberleşme hizmetleri
arasındadır.

Sorular:

1. Yetkilendirme işlemini idari işlem kuramı açısından niteleyiniz (10 puan).
İdari işlemlerin maddi tasnifi yönünden, somut, belirli bir kişi ya da duruma özgü, bir kezuygulanmakla tükenen işlemlere birel işlem adı verilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişimKurumunun işlemi de, belirli bir özel hukuk tüzel kişisinin belirli bir hizmeti sunmak içinyetkilendirilmesine ilişkin olup, birel işlem niteliğindedir (5 puan).

İdari işlemlerin şekli tasnifi yönünden, birden çok iradenin aynı anda ve aynı doğrultudaaçıklanmasıyla oluşan işlemlere kolektif işlem adı verilir. Kolektif işlemlerin tipik örneği,kurul kararlarıdır. Yetkilendirme işlemi de, kurul kararıyla (Bilgi Teknolojileri ve İletişimKurulunun kararı) tesis edildiği için, kolektif işlem niteliğindedir (5 puan). 2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun idare teşkilâtı içerisindeki yerini açıklayınız. (10 puan)

Türkiye Cumhuriyeti idare teşkilatı, merkezden yönetim ve yerinden yönetim
birimlerinden oluşmakta; yerinden yönetimler de, yerel yönetimler ve hizmet yerinden
yönetim kuruluşları olarak ikiye ayrılmaktadır. Bağımsız idari otorite
(=düzenleyici/denetleyici kurum ya da regülasyon kurumu) niteliğinde olan Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu, devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine
sahip olup, belirli bir idari faaliyetin ülke çapında yürütülmesi amacıyla kurulmuş
olduğundan, idare teşkilatı içerisinde hizmet yerinden yönetim kuruluşları arasında yer
almaktadır.

Not: Kurumun merkezi idare ile arasında vesayet ilişkisi olmaması nedeniyle hizmet
yerinden yönetim kuruluşu sayılıp sayılamayacağını tartışan ancak olumsuz sonuca varanöğrencilere de puan verilmiştir.

3. Olayda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen idari faaliyetin niteliğinedir? Değerlendiriniz (10 puan).

Olayda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen faaliyet, regülasyonolarak adlandırılmaktadır. Regülasyon, ekonomik yönden duyarlı sektör ya da piyasalardakural koyma (düzenleme), piyasada faaliyette bulunan aktörlerin bu kurallara uyupuymadığını denetleme ve gerektiğinde yaptırım uygulama yetkilerini içermektedir (5puan).

Olayda (D) Şirketinin yetkilendirilmek suretiyle yürüteceği elektronik haberleşme hizmetibir kamu hizmeti niteliğinde olduğundan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumutarafından yapılan tek yanlı yetkilendirmenin bir tür kamu hizmeti ruhsatı sayılması mümkündür. Bununla birlikte, yetkilendirmeyi yapan idarenin hizmeti doğrudanüstlenmesinin mümkün olmaması karşısında, bu yetkilendirme özel kolluk (hizmetkolluğu) faaliyeti çerçevesinde verilen bir ruhsat olarak da düşünülebilir. Bunun dışında,burada kamu hizmeti ve kolluk ruhsatlarından farklı ancak ikisi ile de ortak özelliklertaşıyan üçüncü bir tür ruhsat olduğunu savunmak da imkân dâhilindedir (5 puan).
Not: Yetkilendirmenin niteliğine ilişkin çeşitli olasılıkları değerlendirmeden (kamu hizmetiruhsatı, özel kolluk ruhsatı v.s.) yalnızca bir olasılık üzerinde duran öğrencilere de(açıklamanın düzeyine ve temas ettiği noktalara göre) puan verilmiştir.

4. (D) Şirketi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 5809 sayılı Elektronik HaberleşmeKanunu’nun 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen 30 günlük süreyi aşarakkendisine kullanım hakkı verdiğini belirterek bu gecikme nedeniyle uğradığı zararlarıngiderilmesi için Kuruma başvurmuş; Kurum verdiği yanıtta, söz konusu 30 günlük süreningeçirilmiş olmasının kullanım hakkı verilmesine ilişkin işlemi hukuka aykırı kılmadığını,dolayısıyla Şirketin uğradığı zararın kendilerince karşılanması gerekmediğini belirtmiştir.

Her iki tarafın savlarını da dikkate alarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun
Şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlü olup olmadığını tartışınız (15 puan).
Olayda idarenin hizmet kusuru bulunmaktadır. Hizmet kusuru, bir idari faaliyetin
örgütleniş ya da işleyişindeki aksaklık veya bozukluğu ifade etmektedir; olayda da, idaremevzuatın öngördüğü süreyi aşarak yetkilendirme işlemini tesis ettiği için, hizmet
kusurunun görünüm biçimlerinden biri olan hizmetin geç işlemesi söz konusu olmuştur (7puan).

İdarenin yetkilendirme işleminin hukuka aykırı olmadığına ilişkin cevabına itibar etmekmümkün değildir; zira olayda idarenin sorumluluğunun, yetkilendirme işleminin hukukaaykırı olup olmaması ile ilgisi bulunmamaktadır. Zarara neden olduğu iddia edilen husus,yetkilendirme işleminin kendisi değil, gecikerek tesis edilmesidir (8 puan)


Sponsorlu bağlantılarUnibilgi'yi sosyal medyadan takip ederek güncel duyurulara hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Twitter→twitter.com/unibilgi
Instagram→ instagram.com/unibilginet

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
İsim